Ne Satsam Kar Ederim Mi Demiştiniz ?



Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - istanbulesnafları
Sayın akınselçuk şimdi sizin yazıyı okuyunca insan acayip umutlanıyor fakat kafamı karıştıran bir mesele var. Madem bu işler bu kadar karlı bizim çiftçimiz neden kan ağlar ve halinden bir tane olsun memnun olan yok yoksa aracılarmı onların anasını ağlatıyor.


Bu soruyu bende kendime epeyce sordum. Gezdim dolaştım. Konuştum. Çiftçiyle hesaplar yaptım. Ne kadar bilgi o kadar kazanç sonucuna ulaştım.

30 yıllık bir seracıya gittim. Dediki ayda 2 defa mühendis gelmezse üretim düşer. Bunu aklım almadı. 30 yılın bir tecrübesi olmalı. İlaç, gübre, bitki, pazar tanınmalı. Tanımıyorlar ufukları dar. Tek bir şey biliyorlar ve değişime ayak uyduramıyorlar. Bilende var ayak uydurmaya çalışanda ama az.

Yıllardır buğday, arpa, yonca ekiyor. Pancara hevesleniyor. Neyin alıcısı hazırsa ona yönelmeye çalışıyor. Toprak buna müsaitmi yorum yapmıyor. Başka teknolojik yollara zaten pluton gezegeni kadar uzak. Teknoloji denince damla sulama dışında bir bilgi yok. Onuda kendisi düzenlemiyor. Biri gelse kursa diyor.

Meyve bahçesi var. İlaç ve gübre piyasası canlı. Neyin bayiliği alındı ise o satılmaya çalışılıyor. Çiftçi satıcıya inanıyor. Gerçekleri bilen yok.

Çocuğunuz hastalandımı hiç ? Heleki özel hastalıklar. 10 doktora gidin 10 farklı ilaç ve metod tavsiyesi alın her doktorada 150 lira vizite ödeyin. En iyisi doktor olup kendi teşhisini kendin koy. Zaten hep sonunda bu olmaz mı ?

Normal bölgesel tarla üreticiliği çok karlı değil zaman zaman. Değişmek gerek. Ama nasıl ?

Konyada Çumra Karkın tarlalarla dolu. Taban suyu aşağı indi eskisi kadar bol su yok. Üretim yapmak eskiye göre zor. Malın satılacağı bir iki kanal var. Direk yurtdışına satmak onlar için ilkokulda integral öğrenmek gibi. Korkuyorlar. Sezonda tüccara veya devlete satış karlı olmadımı gelecek yıla borç devreder. Gelecek yılda aynı şey oldu. Kredi çekildi derken çiftçi tarlasını kaybetmeye başlar. Burada ne yapılması gerek. Bunu bilecek bir çiftçi çıksa dünyaya yeni bir anyştayn geldi sayılır. Hayattta çıkmaz. Bir çıksa Hollandanın tarımsal üretim alanı kadar alan var aslında bir Karkınla dünya üretiminin en tepesine oturulur. İnatla sondaj vurulur masraf etmeye devam edilir aynı akıntıya kürek çekilir. Aynı bitkilerden medet umulur. Yeni ilaçlar ve gübreler denenir. Ya tutarsa denilir.

Tarım il müdürlüklerinin bir görevide budur. Benim gördüğüm bu durumu görüp, analiz edip, o bölgede yenilikleri, uygun değişimleri körüklemek, çiftçiyi eğitmek. Olmadı bir demostrasyon tarlası kurup çiftçiye uygulamalı göstermek. Ama maaşlı memur. Ayın 15 i 2000 lira hesapta. Bir iki de saha çalışması 1000 lirada oradan. Neden bir misyon üstlenip başına bela alsın ki . Ya dediği şeyler tutmazsa çiftçinin ahını alırsa genel müdürlükten zılgıtı yerse. Birde o misyona sahipmi acaba.

Yılın başında Tarım il müdürlüğünü aradım bir soru sorup fikir danıştım. Sanıyordum ki bir araştırma bir tecrübe vardır. Önce tamam bakalım sana dönelim dediler 2 saat sonra telefon ettiler. Kardeş google a bak bir sürü yazı var dediler. Türkiyenin tarımı google a emanet anlayacağınız. Google bilir bizim toprakları karış karış, tanır çiftçiyi. Google daki yazıları da ben yazmışım zaten !!

Anlatabiliyormuyum tarımdaki cehaleti. Kurumsal tarım yapın, ihracata yönelin diye öneride bulunacak bir devlet mühendisi ben tanımıyorum.

Fındığı ya devlet alır yada tüccar. Para etmedi fındık diye ağlayan üreticiler , fındık yakmaya kalkışanlar, bütün yılını devletin açıklayacağı kilo fiyatına bağlayanlar. Fındık üreticisinin kendi başına kurumsallaşması ihracat yapması mümkün değil. Kim tutuyor ? Kim engelliyor ? Teşviği bile var. Hibesi bile var.

Bu yüzden işte........
  
03/01/2009  20:21:59de yazıldı. Bu yazının ilk yazıldığı orjinal sitedeki başlığın tamamını görüntülemek için tıklayın.





1 yorum:

Yorum Gönder